ALAN ÖLÇÜLERİ « Matematik


12/10/2008 | Kategori: Ne-Nedir |

ALAN ÖLÇÜLERİ « Matematik




Yüzeyleri ölçmek için kullanılan ölçülere, alan ölçüleri denir. Alan ölçüleri de metre sistemine göre düzenlenmiştir. Alan ölçüleri birimi metrekare'dir. Bir metrekare, bir kenarı bir metre uzunluğunda olan bir karenin alanıdır. Metrekare, yazıda, kısaltılmış olarak m2 işaretiyle yazılır. Metrekarenin katları ve askatları vardır. Metrekarenin katları yüzer yüzer büyür, askatları yüzer yüzer küçülür. Metrekarenin askatları:

Bir metrekareden daha küçük yüzeyler, metrekarenin askatları ile ölçülür. Metrekarenin askatları, bir metrekarenin 100, 10.000, 1.000.000 eşit parçaya bölünmesiyle elde edilmiştir. Metrekarenin askatları, yüzer yüzer küçülürler.

Metrekarenin askatları şunlardır:

Desimetrekare: Bir kenarı bir desimetre uzunluğunda olan bir karenin alanıdır. Yazılarda kullanılan kısaltılmış şekli (dm2) dir. Bir metrekarenin yüz defa küçüğüdür. Yani, bir metrekare içinde yüz desimetrekare vardır.

Santimetrekare: Bir kenarı bir santimetre olan bir karenin alanıdır. Yazılarda kullanılan kısaltılmış şekli (cm2) dir. Bir desimetrekarenin yüz defa küçüğüdür. Yani bir desimetrekare içinde ise, 10.000 santimetrekare vardır.

Milimetrekare: Bir kenarı bir milimetre uzunluğunda olan bir karenin alanıdır. Yazılarda kullanılan kısaltılmış şekli (mm2) tir. Bir santimetrekarenin yüz defa küçüğüdür. Yani bir santimetrekare içinde yüz milimetrekare vardır. Bir desimetrekarede 10.000, bir metrekarede 1.000.000 milimetrekare vardır. Metrekarenin katları:

Bir metrekareden daha büyük yüzeyler, metrekarenin katları ile ölçülürler. Metrekarenin 100,10.000,1.000.000 defa büyütülmesiyle elde edilmiştir. Metrekarenin katları yüzer yüzer büyürler.

Metrekarenin katları şunlardır: Dekametrekare: Bir kenarı on metre uzunluğunda olan bir karenin alanıdır. Yazıda kullanılan kısaltılmış şekli (dam2) dır. Bir dekametrekare içinde 100 metrekare vardır.

Hektometrekare: Bir kenarı 100 metre uzunluğunda olan bir karenin alanıdır. Yazıda kullanılan kısaltılmış şekli (hm2) dir. Bir hektometrekare içinde 100 dekametrekare, 10.000 metrekare vardır.

Kilometrekare : Bir kenarı 1.000 metre uzunluğunda olan bir karenin alanıdır. Yazıda kullanılan kısaltılmış şekli (km2) dir. Bir kilometrekare içinde yüz hektometrekare, 10.000 dekametrekare, 1.000.000 metrekare vardır. Alan ölçüleri nasıl yazılır"? Nasıl okunur?

Alan ölçülerinde birimlerin katları yüzer yüzer büyür. Askatları da yüzer yüzer küçülür. Her ölçü birimi, daima çift okunur.

Alan ölçüleri, hangi birime göre yazılacaksa, o birimi gösteren tam sayı yazılır, sonra sağma bir virgül konur. Bundan sonra da askatlar. çift rakamlar halinde yazılır Sayının sağma da o birimin kısaltılması konur. Okunuşta, her basamak, kendi birimlerine göre okunur. Yazılış sırası şöyledir: km2 hm2 dam2 m2 dm2 cm2 mm2 00 00 00 00 00 00 00

Bunu bir örnekle görelim:

Sekiz metrekare, üç desimetrekare, altı milimetrekare şöyle yazılır: 8,03 00 06 m2.

Alan ölçülerini birbirine çevirme:

Alan ölçüleri, verilen herhangi bir alan ölçüsü birimine göre düzenlenerek yazılabilir. Alan ölçülerinden herhangi bir birimi gösteren bir sayıyı başka bir birime çevirmek için, bu birimin, ilk birimin katı ya da askatı olup olmadığına bakılır. Çevrilmek istenin birim, çevrilecek birimin askatı ise, virgül o kadar basamak sağa alınır. Katı ise virgül ö kadar basamak sola alınır. Virgül iki basamak sağa alınınca, önceki birim, kendinden yüz kat küçük olan birime çevrilmiş olur. Virgül iki basamak sola alınınca önceki birim, kendinden yüz kat büyük birime çevrilmiş olur.

Bu genel kurala göre, örnek olarak,

7 m2 700 dm2, 7 m2 0,07 dam2, 85 dm2

8.500 cm2, 6 m2 0,00 00 06 km2, 62,50

dm2 6.250 cm2 eder.

Başka adı olan alan ölçüleri:

Alan ölçülerinde, tarla bağ, bahçe gibi yerleri ölçmek için kullanılan ölçülere değişik adlar Verilmiştir. Bunlar şunlardır:

Ar: Bir dekametrekare demektir. Yazıda (a) harfiyle gösterilir.

Dekar: Bin metrekare (yani yüz dekametrekare ya da on ar) demektir. Yazıda (da) harfleriyle gösterilir.

Hektar: 10.000 metrekare (100 dekametrekare ya da 10 dekar) demektir. Yazıda (ha) harfleriyle gösterilir. Bir hektar bir hektometrekaredir.

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/4|

AKTÖR « Sinema ve Tiyatro


12/10/2008 | Kategori: Ne-Nedir |

AKTÖR « Sinema ve Tiyatro




Genel olarak tiyatroda herhangi bir oyunu oynayan oyuncu. Kadın olanlarına da aktris denir. Aktörler, oynadıkları eserlere göre ya konuşurlar, ya şarkı söylerler veya fikirleri hareketleriyle gösterirler.

Sahnenin ilk yurdu sayılan Yunanistan?da aktörlük, şerefli bir meslekti. Eski Yunan sahnelerinde kadınlar sahneye çıkmaz, erkekler maske takarak kadın rollerinde oynarlardı. Eski Yunanistan, da aktörlüğe verilen değer yüzünden piyes yazan şairler, Atina'nın en önemli kişileri arasında yer alır, en gözde yurttaşlar bile sahnede rol alırlardı. Fakat zaman geçtikçe bu önemlerini, haklarını kaybettiler. Küçük Asya ve Afrika?da gezici tiyatrolarda oynamağa başladılar.

Aktörlük, Yunanlılarda şerefli bir meslek olmasına rağmen, Romalılarda körlere mahsus bir iş olarak ve aşağılık bir meslek şeklinde görülmeğe başlandı. En ünlü aktörün bile yurttaşlık hakkı yoktu.

Orta çağda, Hristiyanlığın ilerlemesi ile aktörlük daha zor bir duruma düştü. Aktörler aforozla cezalandırıldığı gibi, çeşitli baskılar altında ezildiler. Yalnız zaman geçtikçe aktörleri koruyan bazı krallar yüzünden aktörlük saygı gören bir meslek olmaya başladı. Fransa'da Louis XIV. ün aktörleri koruması ve büyük Fransız yazarlarının e-serleri desteklemesi, modern tiyatro anlayışının doğmasına ve aktörlerin şerefli insanlar sayılmasına sebep oldu. İngiltere'de de kilisenin baskısı giderilerek ünlü aktörler yetiştirmiş oldu. Bugün medenî dünyada aktörlük şerefli, büyük kazanç getiren ve herkes tarafından iyi olarak kabul edilen bir meslektir.

Bizdeki aktörlüğe gelince, normal tiyatro anlayışının yerleşmesinden önce bir çeşit tiyatro sayılan Karagöz ve orta oyununa çıkanlar, din adamları tarafından iyi karşılanmamıştır. Avrupa?nın etkisi altında bizde tiyatro başladığı zaman ise, sahneye ilkin Ermeniler çıkmıştır. Türk ve müslüman olanlardan sahneye çıkanlar adlarını değiştirmek zorunda kalmışlardır. Hattâ bu baskılar yüzünden aktörün mahkemelerde şahitlikleri tanınmazdı. Fakat, zaman ilerledikçe Güllü Agop Fasülyeciyan, Kara kaş, kız kardeşler gibi Ermeni aktörler, den sonra Necip, Fehim, Hamdi gibi Türk ve müslüman aktörlerin sayesinde sahnemiz yavaş yavaş gelişmiş Birinci Dünya Savaşından sonra Afife, Bedia gibi ilk kadın sanatçıların da sahneye çıkmaları sonucu medenî bir meslek olarak kabul edilmeğe başlanmış, Naşit ve Hazım gibi sanatkârlarla büyük geliş, meler kazanmıştır.

Cumhuriyetin kurulmasıyla da tiyatro sanatına önem verilmiş, aktörlük şerefli bir meslek olarak kabul edilmiş ve aktörler devlet eliyle yetiştirilmeye başlanmıştır.

Aktörler sahnede oynadıkları rollere göre çeşitli adlar alırlar:

Sahnede konuşarak rol yapanlara aktör ve komedyen denmektedir. Oyunlarda kuru kalabalığı meydana getirenlere figüran denir. Şarkılı oyunlarda oynayanlar, seslerin kalınlığına ve erkek veya kadın olmalarına göre: Tenor, bas bariton, meza soprano, soprano, kontralto adlarını alırlar. Küme halinde şarkı söylemeye de koro denir.

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/4|

AFRİKA « Dünya Coğrafyası


12/10/2008 | Kategori: Ne-Nedir |

Dünyanın beş kıtasından biri ve eski dünyanın bir parçası. Afrika adı Kartaca'ya ilk defa ayak basan, Romalılarca Africani denen oymaklardan alınmıştır. Bu da önceleri yalnız kıyı bölgeleri için kullanılmış, sonradan bütün kıt'a için kullanılan bir ad olmuştur.

Akdeniz çöküntü alanı ile Avrupadan, Kızıldeniz'le Asya'dan ayrılır. Güneyden kuzeye 8000, doğudan batıya 7600 kilometre uzunluğunda ve 30 milyon kilometrekare yüzölçümündedir. Dünyanın üçüncü büyük kıtası; ve bütün kıtaların beşte biridir.

Yüzey sekli: Avrupa'dan Cebelüttarık boğazı. Asya'dan Süveyş kanalı ile ayrılır. Kıyıları çok az girintili ve çıkıntılıdır. Kuzeyde geniş bir dörtgen, güneyde bir üçgen durumundadır. Afrika'nın belli başlı yüzey şekilleri kıyılara yakın bir takım yükseklikler arasında kalmış çanak şeklindeki düz. İliklerdir. Bu düklükleri çevreleyen dağların önünde çok dar kıyı ovalar uzanır. Çanak şeklindeki bu düzlüklere kuzey ve güney bölümlerinde sık şık rastlanır. Doğuda, Kızıldeniz kıyılarında başlayan ve Orta Afrika'ya kadar uzanan büyük bir çöküntü hendeği vardır. Bunlar orasında sönmemiş yanardağlara rastlanır. Kuzeyde Habeşistan dağları, daha güneyde Kilimencaro (6010 metre), Kenya (5340 metre) yanardağları yer alır. Bu çöküntü hendeğinin tabanında görülen eski kütlelerde genç volkanlar, bu çukur alanını parçalara ayırmıştır. Bu çevrenin dışında, Afrika'nın en büyük gölü olan Viktorya gölü yer almıştır. Afrika topraklan, iklim bölgeler: ne göre çeşitlilik göstermekledir. Ekvator çevresindeki bölgelerde kırmızı renkli, milli topraklar yer almıştır. Nemli iklim bölgelerinde parçalanmış, ufalanmış kütleler göze çarpar. Kurak bölgelerde ise kumlar ve boz renkli topraklar geniş alanlar kaplar, zengin ve bitki yetişmesine asıl elverişli topraklar vahalarla suların istilâsına uğrayan bölgelerde bulunur.

Sular: Ekvator çevresinde bulunan bir kıt'a olması dolayısıyla Afrika suları çeşitli özellikler gösterir. Bazı yerlerde, yağışların azlığı ve sıcaklığın çokluğu, denize ulaşamadan kaybolan suların meydana gelmesini sağlar. Böylelikle Büyük Sahra ve Kalahari denilen büyük kurak çöller meydana gelmiştir. Çok nemli olan ekvator bölge, sinde ve yağışların uzun devam ettiği bölgelerde bol sulu ırmaklara rastlanır. Afrika'nın en önemli nehirleri Nil (6500 Km.) Kongo (4650 Km.) Nijer, Limpopo. Oranj. Zambezi nehirleridir. Afrika'da göller de geniş yer kaplar. En büyük gölü, Ekvator üzerindeki Victoria (68.000 kilometrekare) tir. Bundan başka Tanganika, Niyasa gölleri de çok derin olan göller arasındadır.

İklim: Afrika, tropikal bölgesi en geniş olan bir kıt'a olduğu için, tropikal iklim tiplerine hemen her yerinde rastlanır. Ekvatorda ve özellikle Gine körfezi taraflarında her mevsimde bol yağmurlar yağar. Gine, Kongo, taraflarında yıllık ve günlük sıcaklık fark. lan hemen yok gibidir. Bu bölgenin kuzeyinde ve güneyinde yılda iki yağışlı mevsimi olan sıcak bir iklim bölgesi yer alır. Bu bölgelerin dışında da yazları yağmurlu, kışları kurak geçen bölgeler vardır. Afrika'nın iklimi, ekvatorun uzaklığı ile orantılı bir değişme gösterir. En kuzeyde ve en güneyde sıcak ve kurak yazları ılık ve yağışlı kışları ile Akdeniz iklimi denilen astropikal iklim şekli hâkim olur.

Bitki ve Hayvanlar: Afrika'nın bitki durumu, genel olarak Afrika'nın iklim bölgelerine uyar. Ekvator bölgesi ile Kongo nehri ve Gine körfezi çevrelerinde balta girmemiş ormanlara tesadüf edilir. Bu ormanlardan geçilme si adeta imkânsızdır. Buralardaki ağaçlar 60-70 metreye kadar uzanırlar. Bu bölgenin dışında kurak mevsimlerde sararan yağışlı mevsimlerde yeşeren otlara ve kışın yapraklarını döken ağaçlara tesadüf edilir. Devamlı yeşillik olanlar ve ormanlar yalnız nehirler çevresindedir. Kurak mevsimin daha uzun sürdüğü yerlerde ise yalnız bozkırlara rastlanır. İyice kurak olan yerlerde ise, dünyanın en büyük çöllerinin (Sudan ve Büyük Sahra) yer aldığı görülür Kuzey ve güneyindeki bölgelerde ise astropikal iklimin sert yapraklı ağaçları, zeytinlikler, defneler bulunur. Afrika'nın hayvanları da iklim ve bitki örtüsü ile orantılıdır. Balta girmemiş ormanlarda renk renk çeşitli kuşlara, bitkilerin ortaya koyduğu engelleri aşabilecek kudrette olan gorillere, fillere rastlanır. Nehir kenarlarında timsahlar, su aygırları, su kuşları görülür.

Ekvator bölgesinden uzaklaştıkça aslan, kaplan, çakal gibi et yiyen ve çok çeşitli hayvanlar vardır. Bu arada küçük oldukları halde önemli hastalıklara sebep olan hayvancıklara da sık sık rastlanır. Sıtmayı taşıyan sivrisinekler, uyku hastalığına sebep olan çeçe sinekleri ve odunları kemiren termitler bu aradadır.

Nüfus : Afrika'da renkli yerlilerle buraya sonradan göç etmiş beyazlara tesadüf edilir. Burada 254.000.000 insan yaşamaktadır.

Beyazlar daha çok kuzey ve güney Afrika bölgelerinde yerleşmişlerdir. Birkaç tipte olan renkli yerlilere ise Kongo nehri çevrelerinde, Sudan'da, Habeşistan'da Doğu Afrika'da ve Mısır yönlerinde tesadüf edilir.

Bunlar, yerlerine göre, Sudan zencileri, Araplar, Habeşler, Tuaregler ve Bantu zencileri adlarını alırlar.

Doğal zenginlikler: Afrika'nın kuzey bölümünde zengin maden kaynakları yoktur. Daha çok Orta Afrika bölgesinde zengin maden kaynaklarına tesadüf edilir. Doğu Afrika'da Niyasa gölü kenarında, Altın sahilinde, Kipo Motoda ve Transvaal'da zengin altın madenlerine rastlanır. Kimberley'le Kongo çevresinde elmas bulunmaktadır. Güney Batı Afrika'da bol bakır yatakları, Zambezi kenarında, Transvaal ve Katanga'da kömür vardır.

Devlet ve Sömürgeler: Nil havzası dünyanın en eski medeniyet merkezi olmakla beraber, çöllerin geçilmesi zorluğu yüzünden Afrika'nın öbür bölgeleri yakın zamanlara kadar pek az tanınmıştır. Eski Mısırlılardan başka Kartaca'da ilk çağlarda kurulan medeniyetlerle Afrika bu çağın medeniyet merkezlerinden biri olmuştur. Orta Çağda müslümanlar tarafından Mısır'ın ve bütün Kuzey Afrika'nın ele geçirilmesiyle buraları da İslâm Medeniyeti? nin büyük etkilerine tesadüf edilir. 1516 yılında Mısır ve daha sonraları Fas'a kadar Kuzey Afrika Osmanlı İmparatorluğunun eline geçmiştir.

1830 da Fransızların Cezayire çıkmaları ile Afrika yavaş yavaş bilinmez bir ülke olmaktan çıkmış ve Avrupa devletlerinin sömürge kaynağı haline gelmiştir. Fransızlar, Kuzey Afrika'yı Ekvator bölgesini, Sudan'ın batısını, Madagaskar adasını ele geçirmişler ve buralarda sömürgelerini kurmuşlardır. İngilizler Mısır Sudanını, Doğu Afrika'yı, Güney Afrika'yı, Natal, Oranı, Transvaal Rodezya, Altın Sahili ve Nijerya bölgelerini ele geçirdiler. Belçikalılar Kongo bölgelerini ele geçirdiler. Belçikalılar Kongo bölgesini, Portekizler Angola ve Mozambik sömürgelerini elde ettiler.İtalya 1911 de Trablusgarp ve Bingazi'yi işgal etmiştir.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Afrikada bağımsız olma yolunda pek çetin didişmeler olmuştur. Bu didişmelerin sonucu olarak da, bağımsız duruma gelen Afrika devletleri, gün geçtikçe artmaktadır. Bugün Afrika, siyasal bakımdan, bütün dünyanın dikkatini üzerinde toplayan bir kara parçasıdır.

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/4|

AFRODİT « Mitoloji


12/10/2008 | Kategori: Ne-Nedir |

AFRODİT « Mitoloji




Eski Yunanlılarda güzelliğin ve aşkın tanrıçası,Romalılarda Venüs ve doğuda Zühre adını alır. Büyük Yunan şairi Homeros, Afrodit'i Zeus Dione'nin kızı olarak gösterir. Adı, köpükten (aphros) çıkmış (dyte) şeklinde açıklanır. Birçok sanatçılara ilham olan Afrodit'in denizden doğduğu efsanesi bu yorumlama yüzündendir.

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/4|

AFOROZ « Din


12/10/2008 | Kategori: Ne-Nedir |

Hıristiyanlıkta birinin kiliseye kabul edilmemesi ve din dışı sayılması, Bu ceza Hıristiyanlığın ilk yıllarından itibaren din inanışlarından ayrılanlara verilmiş. Ortaçağda Papa'lar ve piskoposlar tarafından hükümdarları korkutmak için yaygın bir siyasî silâh olarak kullanılmıştır.

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/4|


PageRank Checking Icon

Ne-Nedir - dönem ödevi, hazır ödev - Blogcu download, indir, yükle, dinle, izle, ödevi, ödevini indir, ödevini yükle, ödevleri indir, ödevler yükle, indirsene, yüklesene, seyret, seyretsene, bedava izle, online izle, bedava dinle, online dinle, free. Beyaz Show