Yer Yuvarlağı ve Evren


4/12/2008 | Kategori: Performans-Odevleri |

YER YUVARLAĞI VE EVREN



Bütün gök cisimlerinin içinde yer aldığı sınırsız boşluğa evren denir. Genişliği belli olmayan evrende değişik grupta ve özellikte gök cisimleri bulunmaktadır. Bunların özelliklerine göre çeşitli adlar verilmektedir.



Evren : İçinde milyarlarca gökcisminin bulunduğu sonsuzluk ve onun içindeki varlıklar bütünüdür. Evren içerisindeki cisimlerin başlıcaları şunlardır.

Yıldız : Isı ve ışık yayan gök cisimlerine denir. Örnek: Güneş

Gezegen : Yıldızlardan aldığı ısı ve ışık yansıtan gök cisimleridir. Örnek: Dünya

Uydu : Gezegenlerden küçük, bağlı olduğu gezegenlerin etrafında dönen gök cisimleridir. Örnek: Ay

Nebula : Evrendeki kızgın gaz ve toz bulutlarıdır. Örnek: Andromeda.

Meteor : Atmosfere girince ateş külçesi durumuna dönüşen Evrendeki başıboş dolaşan kayaçlardır.

Galaksi : Evrenin sonsuz boşluğunda bulunan sayısız gök cisimlerinin oluşturduğu kümelere galaksi denir. Dünyamızın içinde bulunduğu yıldız sistemi yani Güneş sistemi, Samanyolu galaksinde yer alır.

Yıldız Sistemi : Bir yıldız ve onun çekim gücünün etkisi altındaki gezegenler ve diğer gökcisimlerinden oluşan sistemlerdir. Örnek: Güneş sistemi.

Güneş : Kızgın gazlardan oluşmuştur. Çevresine ısı ve ışık yayan gök cismidir. Yapısının %99 hidrojen ve helyum gazlarından oluşur. Yarıçapı 700.000 km. dır. Yüzeyinde sıcaklık 6000 oC Yer yuvarlağından 333.000 kat büyüktür. Dünyamıza ortalama 149.000.000 km. uzaklıktadır.



GÜNEŞ SİSTEMİ



Güneş ve onun çekim etkisi altında bulunan gök cisimlerinin oluşturduğunu topluluğa denir. Güneş’in çekim gücü etki-sindeki 9 gezegen, uyduları ve diğer gökcisimlerinin oluşturduğu bir sistemdir. Güneş sisteminde yer alan gezegenlerin uzaklık ve büyüklük sıralanışı şöyledir.



Güneş sistemi tümüyle aynı yönde dönen bir disk biçiminde Samanyolu Galaksi’ si içinde hareket eder.



Güneş sisteminde bulunan gezegenlerin özellikleri şunlardır:



1- Bütün gezegenler Güneş etrafında, basıklığı az elipsler biçimindeki yörüngeleri izleyerek dolaşır.

2- Yörüngedeki dönüş hızları birbirinden farklıdır. En yakın Merkür dolaşımını 88 günde, en uzak Plüton ise 248 yılda tamamlar.

3- En büyük gezegen Jüpiter’dir. Merkür, Venüs, Mars ve Plüton Dünya’ dan küçük gezegenlerdir.

4- En fazla uydusu olan gezegen Jüpiter’dir.12 uydusu vardır.

5- Merkür ve Venüs gezegenlerinin uyduları yoktur.



YERİN ŞEKLİ VE BOYUTLARI



Güneş Sistemindeki gezegenlerden biri olan dünya Güneşe olan uzaklık bakımından üçüncü sırada yer alır.

Dünyamız ekvatorda şişkin kutuplarda basıktır. Dünyanın bu özel şekline GEOİD denir. Dünyanın bu şekli kazanmasında kendi ekseni etrafındaki dönüşü neden olmuştur.



BOYUTLARI



- Yüzölçümü: 510 milyon km2 'dir.

- Ekvator yarıçapı: 6378 km.

- Kutup yarıçapı: 6357 km.

- Ekvator çevresi: 40076 km.

- Hacmi: 1.083 milyon km3

- Basıklık oranı: 1:297

- Kutuplar çevresi:40.009 km dır.




Dünyanın Şeklinin Sonuçları



1- Ekvatordan kutuplara doğru sıcaklığın azalması,

2- Güneş ışınlarının düşme açısının, ekvatordan kutuplara doğru küçülmesi,

3- Paralel dairelerinin kutuplara doğru küçülmesi

4- Ekvatordan kutuplara doğru yerçekiminin artması,

5- Ekvatordan kutuplara doğru cisimlerin ağırlıklarının artması,

6- Ekvator çemberinin, meridyenlerden ve paralellerden daha uzun olması,

7- Ekvatordan kutuplara doğru, dünyanın ekseni çevresindeki dönüş hızının (çizgisel hızın) azalması,

8- Yerden yükseldikçe görüş açısının genişlemesi,

9- Dünya üzerindeki bir noktadan hareket eden bir kişinin hep aynı yönde giderek, hareket noktasına ulaşması,

10- İki meridyen arasındaki uzaklığın ekvatordan kutuplara doğru azalması,

11- Dünyanın bir yarısında gündüz, diğer yarısında gece yaşanması,

12- Termik basınç kuşaklarının oluşması,

13- Dünya üzerinde kuzey kutbundan ekvatora doğru gittikçe kutup yıldızının görünüm açısının düzenli olarak küçülmesi

14- Ay tutulduğu zaman, yerin Ay üzerine düşen gölgesinin daire şeklinde olması.

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/31|

TÜrkİye‘nİn Yer Şekİllerİ OluŞumu Ve Genel Özellİklerİ


4/12/2008 | Kategori: Performans-Odevleri |

TÜRKİYE‘NİN YER ŞEKİLLERİ OLUŞUMU VE GENEL ÖZELLİKLERİ


Ülkemizin yer şekilleri de dünyadaki diğer yerler gibi İç ve Dış Kuvvetlerle oluşmuştur.

İç Kuvvetler: Volkanizma, Depremler ve Tektonik Hareketlerdir. Bunlar yeryüzünü çok hızlı şekillendirirler ve büyük yer şekilleri oluştururlar. Bu kuvvetlerin sonucunda yer şekilleri yükselir, kıvrılır yada kırılır, yeni dağlar yada çukur alanlar oluşur v.s.

Dış Kuvvetler: Akarsular, Buzullar, Rüzgarlar, Dalgalar gibi aşındırıcı güçlerdir. Bu güçler yavaş şekillendirme yaparlar. İç kuvvetler yeryüzüne engebe kazandırırken dış kuvvetler onları törpüleyip aşındırarak aşınan malzemeyi çukur alanlara doldururlar. Böylece yeryüzünü düzleştirmeye çalışmaktadırlar. Bu aşındırma ve biriktirmenin son safhası ise dümdüz yeryüzü yani Peneplenler ’dir.

İç ve Dış kuvvetlerin faaliyetleri günümüzde hala devam etmektedir. Oluşumu milyonlarca yıl öncesine dayanan ülkemizin oluşumunu jeolojik zaman çizelgesi içerisinde inceleyelim.

1.ZAMAN: (4 milyar yıl öncesi) Türkiye ’nin arazisinde Tethys Denizi vardı. Daha sonra bu denizin tabanı yükselerek ülkemizin çekirdeğini oluşturmuştur. 1. Zamanda oluşmuş araziler sertleşmiş (Masif) haldedir. Bu yüzden esnemezler, kırılmazlar. Trakya ’da Yıldız Dağl. Ege’de Menteşe, İç Anadolu’da Kırşehir ve Doğuda Bitlis masif alanlardır. Bu zamanda gür olan bitki örtüsü kalıntıları bu günkü Taşkömürü yataklarını oluşturmuştur.

2.ZAMAN: (360 Milyon yıl önce) Bu zamanda yerkabuğu hareketleri (Tektonizma) fazla olmamış. Ülkemizin su yüzüne çıkan masif alanları dış kuvvetlerce aşındırmalara maruz kalmıştır.

3.ZAMAN: (160 Milyon yıl önce) Bu zaman da Alp- Himalaya kıvrım kuşağı ile ülkemizin arazisi de yükselmeye uğramış ve Anadolu Yarımadası genel görünümünü almıştır. Bunun sonucunda Toroslar ve K.Anadolu Dağ Kuşakları oluşmuştur. Volkanizma ve faylanma etkili olmuş, Volkan dağları oluşmuştur. Bu zamandan kalan bitki kalıntıları ise bu günkü Linyit Yataklarının oluşmasını sağlamıştır. Ayrıca Petrol, Tuz ve Bor Mineralleri de bu zamanda meydana gelmişlerdir.

4.ZAMAN: (2 Milyon yıl öncesinden günümüze) Buzul Dönemi ve Buzul sonrası diye iki dönem yaşanmıştır. Ülkemiz son şeklini almıştır. (Delta ovaları ve Akarsu sistemi oluşmuş) Ege denizi ’nin olduğu Egeit karası çökerek Ege Denizi, bunu takiben İst. ve Ç.Kale Boğazları oluşmuştur. Bugün bu çökme Marmara, Karadeniz ve Akdeniz Havzalarında hala devam etmektedir.

Türkiye’nin Yerşekillerinin Genel Özellikleri

1) Ülkemiz yükseltisi fazla olan bir ülkedir. Ortalama 1132 m. İle Avrupa’nın en yüksek ülkesidir. (Asya; 1000m. Avrupa; 300m.)

Bu durumun nedeni;

· Alp-Himalaya Orojenezi sunucu oluşan genç bir arazi olması,

· Epirojenik hareketlerle toptan yükselmiş olmasıdır.(Ancak yüksek olmasının yanı sıra iç kısımlarında birçok çöküntü ovası bulunmaktadır. Erzurum, Muş ovaları v.s.)

2) Ülkenin dağlarının Doğu-Batı uzantılı olması, (Alp-Himalaya kuşağının arasında kaldığı için)

3) Kuzey ve Güneyde uzanan sıradağlar Doğuda birleşirler buda Doğunun yükseltisini arttırmıştır,

4) Kuzey ve Güneyde kıyıya paralel uzanan dağlar bu kıyıların girintisi çıkıntısı az sade bir özellik göstermesini sağlamıştır.

5) Türkiye’de batıdan doğuya gidildikçe yükselti artar.

Sonuç; Türkiye yükseltisi fazla ama yerşekilleri yönüyle çok çeşitlilik gösteren bir ülkedir. Bu da çok çeşitli iklim tiplerinin görülmesine, tarımsal ve doğal bitki örtüsü çeşitliliğinin artmasına neden olmuştur.

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/31|

Eğitimsiz Nüfus ve İşsizlik


4/12/2008 | Kategori: Performans-Odevleri |

Eğitimsiz Nüfus ve İşsizlik


Eğitim, insanların en temel hakkıdır. Ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile eğitim sistemleri arasında çok sıkı bir bağ vardır. Ancak dünya ülkeleri arasında okuryazar oranı konusunda çok büyük ayrılıklar vardır. Gelişmiş ülkelerde okuryazar oranı %95'i aşarken pek çok ülkede bu oran oldukça düşüktür. Okuryazar olmayanların oranı özellikle Afrika ülkelerinde fazladır. Bu ülkelerde okuryazar olmayanlar, nüfusun %60'ından daha fazlasını oluşturuyor. Okuryazar oranının düşük olduğu ülkeler; dünyada nüfus artışının en yoğun olduğu ülkelerdir. İllimi karşılık yoksulluk nedeniyle bu ülkelerin eğitime ayırabildiği ödenek oldukça azdır. Oysa zengin ülkeler, eğitim için çok büyük harcamalar yapmaktadır. Örneğin, Fransa'da milli eğitimin bütçesi, devletin en önemli harcaması haline gelmiştir.

Yoksul ülkelerde, temel bilgilerin verilmesinde bazı sorunlarla karşılaşılmaktadır. Eğitimin dershane yerine açık havada yapılması, öğretmenlerin yeterince eğitilememiş ve sınıfların kalabalık olması (80-100 kişi), okul araç ve gereçlerinin yetersizliği vb. bu sorunlara örnektir. Bu ülkelerde çok sayıda çocuk ilköğretime devam edememekte veya hiç okula gidememektedir. Çünkü bu çocukların büyük çoğunluğunu yoksul ve eğitimsiz ailelerin çocukları oluşturmaktadır. Bu nedenle, ailelerine maddi katkıda bulunmak amacıyla küçük yaşta çalışmak zorunda kalan bu çocukların zamanla kötü alışkanlıklar kazanmaları kaçınılmaz olmaktadır.

Gelişmemiş ülkelerde kız çocukları ile erkek çocukları arasında, okula gitme ve eğitilme konusunda oldukça belirgin bir eşitsizlik vardır. Çünkü bu ülkelerde, kız çocuklarını daha çok aile çevresi içerisinde tutmaya yönelik bir anlayış hakimdir. Bu durum kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal hayatın dışında kalmasına neden olmaktadır. Bu eşitsizliğe küçük oranda da olsa sanayileşmiş ülkelerde de rastlanmak mümkündür. Oysa ki bir ülkenin eğitilmiş kadın nüfusu, ne kadar çok olursa o ülkenin sosyal durumu da o kadar yüksek olur. Çünkü eğitilmiş kadın, çocuğunu da iyi eğiten kadındır. Böylece toplumun sosyal, ekonomik ve kültürel yönlerden düzeyini yükseltmiş olmaktadır.

Son yıllarda yoksul ülkelerde cehalete karşı büyük bir savaş açılmıştır. 196O'lı yıllardan itibaren pek çok ülke, bu konuya öncelik vermeye başlamıştır. Okul çağındaki çocukları eğitebilmek için çok büyük harcamalar yapılmaktadır. Okuryazar olmayan yetişkinler için de bu konuda büyük gayretler sarf edilmekte ve olumlu sonuçlar alınmaktadır. Buna rağmen dünyada okuma yazma bilmeyenlerin sayısı oldukça yüksektir. Bu konuda ciddi çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Ülkemizde de devletimizin, her vatandaşın okuryazar olması konusunda büyük gayretleri vardır. Bu amaçla en küçük yerleşim birimine kadar eğitim hizmetlerini götürmeye çalışmaktadır. Bunun mümkün olmadığı yerlerde taşımalı sistemle çocuklarını eğitmektedir. Ayrıca yatılı bölge okulları açmakta ve daha pek çok proje ile çocuklarına bu hizmeti sağlamaya çalışmaktadır.

Devletimiz, eğitim hizmetlerini yalnızca okul çağında olan çocuklarına değil, ayrıca yetişkinlere de götürmeye çalışmaktadır. Bu hizmetiyle okuma yazma bilmeyenler için açtığı kurslarla vatandaşlarına okuryazar duruma getirdiği gibi, onlara beceri kursları ile meslek de kazandırmaktadır. Etkin bir temel eğitim, ekonomik kalkınmanın da temel öğesidir. Çünkü eğitim, ekonomik büyümenin ve işsizliği önlemenin de ön koşuludur. Eğitim; çocuklara, gençlere, hatta yetişkinlere temel beceriler kazandırır. Onların topluma etkin bir biçimde katılmalarını sağlar. Bu durum ekonomik gelişmeyi hızlandırır. Toplumsal ilişkileri geliştirir. Bunun böyle olmaması halinde toplumda bunalımlar olur, yoksulluk ve işsizlik başlar.

İşsiz insan, çalışabilir durumda olduğu halde işten yoksun olan ve karşılığında para kazanacağı bir iş arayan kimsedir. Günümüzde işsizlik, ekonomik özelliklerine bağlı olarak gelişmiş ülkelerin bile sorunu olmaktadır. Bu sorun gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde hızlı nüfus artışına paralel olarak kendini daha çok belli eder.

Ülkemizde de bir yandan hızlı nüfus artışı, öte yandan tarım topraklarının daha çok insan tarafından bölüşülmek zorunda kalınması, kırdan kente göç hareketleri ile işsizlik sorunu yaşanmaktadır

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/31|

Ölçek ve Ölçek Çeşitleri


4/12/2008 | Kategori: Performans-Odevleri |

Ölçek ve Ölçek Çeşitleri


Bir yerin, haritasını veya plânını yapabilmek için o yer küçültülerek bir düzlem üzerine çizilebilir. Çünkü haritası veya plânı çizilecek yerin büyüklüğünde bir kâğıt bulmak ve kullanmak olanaksızdır. Bunun için çizilecek yerleri eşit oranlarda küçülterek çizmemiz gerekir. Bu küçültme oranına ölçek denir. Ölçek, herhangi bir yerin plân veya haritası çizilirken, ne kadar küçültüldüğünü gösteren orandır. Plân ve haritaların hepsinde ölçek bulunur.

İki çeşit ölçek vardır. Bunlar kesir ve çizgi ölçeğidir.

Harita üzerindeki uzunluk
Ölçek = -----------------------------------
Arazi üzerindeki uzunluk


1/25 000, —1/300000 veya 1 : 250 000 şeklinde yazılan ölçeklere, kesir ölçeği denir. Bu ölçekte küçültme oranı, payı 1 olan kesir sayıları ile gösterilir. Kesir ölçeğinde, harita ya da plân üzerindeki 1 cm'lik uzaklığın, gerçek te ne kadar olduğu paydada görülür.

Örneğin, bir plânın köşesinde "Ölçek : 1/100" olarak yer almış olsun. Bu kesir ölçeği, gerçek uzunlukların her birinin 100 kez küçültülerek düzlem üzerine geçirildiğini gösterir. 100 cm'lik gerçek uzaklık, plânda, 1 cm'lik uzunlukla gösterilmiş demektir. Ölçekten yararlanılarak iki yer arasındaki gerçek uzaklıklar hesaplanmaktadır. Örneğin, 1/3 000 000 ölçekli bir haritada iki şehir arasındaki uzaklık 8 cm olsun. Bu iki şehrin birbirine olan gerçek uzaklığını şu şekilde bulabiliriz:

Gerçek uzaklık = Haritanın ölçeği x Haritadaki uzunluk

3 000 000 x 8 = 24 000 000 cm = 240 km'dir.

Çizgi ölçeği, haritanın bir köşesinde çizgi ile gösterilir. Çizgi ölçeği, haritadaki küçültme oranına göre, eşit bölümlere ayrılıp üzerine rakamlar yazılarak oluşturulmaktadır.

Ölçek rakamından, plân veya haritası yapılan yerlerin, gerçek ölçülerinin ne kadar küçültüldüğünü anlarız

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/31|

Harİtalardan Yararlanma Ve Harİta Okuma Bİlgİsİ


4/12/2008 | Kategori: Performans-Odevleri |

HARİTALARDAN YARARLANMA VE HARİTA OKUMA BİLGİSİ

Harita çeşitleri: Harita yüzey şekillerinin belli oranlarda küçültülerek, düzlem üzerine aktarılmasıdır. Ancak bu işlem yapılırken tam olarak gerçek yansıtılamaz. Bunun temel nedeni dünyanın yuvarlak olmasıdır. Haritalar yapılırken değişik yöntemler kullanılır.

Bunlara izdüşüm (projeksiyon) denir. Son yıllarda en çok kullanılan yöntem uydu fotoğraflarıdır.


Haritalar ölçeklerine ve kullanım amaçlarına göre şöyle sınıflandırılır:
1- Ölçeklerine göre haritalar:

a) Planlar: Ölçekleri 1:20.000'e kadar olan haritalardır.


b)Topografya haritaları: Ölçeği 1:20.000 ile 1:200.000 arasında olan haritalardır.
c)Orta ölçekli haritalar: Ölçeği 1:200.000 ile 1:500.000 arasında olan haritalardır.

d)Küçük ölçekli haritalar: Ölçeği 1:500.000 den küçük olan haritalardır.

Ölçeğin paydasındaki rakam büyüdükçe, ölçek dolayısı ile harita küçülür.


BÜYÜK ÖLÇEKLİ HARİTALARIN ÖZELLİKLERİ:
a- Haritası çizilecek alan dardır.
b- Ayrıntı fazladır.
c- Ölçeğin paydasındaki rakam küçüktür.


KÜÇÜK ÖLÇEKLİ HARİTALARIN ÖZELLİKLERİ:
a- Haritası çizilecek alan geniştir.
b- Ayrıntı azdır.
c- Ölçeğin paydasındaki rakam büyüktür.



2- Kullanım amaçlarına göre haritalar:

A)Fiziki haritalar
B)Beşeri ve ekonomik haritalar
C)Siyasi haritalar


Belirli bir konu için özel olarak hazırlanmış haritalara Özel Konu Haritaları denir. Turizm, Jeomorfoloji, Jeoloji, v.b.

HARİTALARDA YÜZEY ŞEKİLLERİNİN GÖSTERİLME BİÇİMLERİ:



a) Tarama
b) Gölgelendirme
c) Kabartma
d) İzohips yöntemi
e)Renklendirme

Bu yöntemler arasında en çok kullanılanları renklendirme ve izohips yöntemleridir.

İZOHİPS: Deniz seviyesine göre aynı yükseltide bulunan noktaların birleştirilmesi ile oluşan eğrilerin kullanıldığı yöntemdir.
İzohipslerin özellikleri:
1- Başlangıcı deniz seviyesidir.Kıyı çizgisinden geçen eğri 0 m eğrisidir.
2- Aynı eğri üzerinde bulunan bütün noktaların yükseltileri aynıdır.
3- İzohipsler yerşekillerinin biçimini ve yükseltisini gösterir.
4- Kapalı eğrilerdir,birbirini kesmezler.
5- Haritada iki izohips arası uzaklık eşittir.
6- İzohips sayısı haritanın ölçeğine göre değişir.
7- Sık olduğu yerlerde eğim fazladır.
8- İzohipsler çukur yerlerde ve doruklarda nokta halindedir.
İzohips yöntemi deniz derinliğini göstermek için kullanılıyorsa bu eğrilere izobat (eş derinlik) eğrileri adı verilir.




Sıcaklık gösteren haritalarda izoterm (eşsıcaklık) eğrileri,
Basınç gösteren haritalarda kullanılan eğrilere de izobar (eşbasınç) adı verilir.
Haritalarda yüzey şekillerinin yükseltilerini veya deniz derinliklerini göstermek için renklerden de yararlanabiliriz.
Harita İşaretleri:
Haritalar üzerinde, o yüzeye ait bazı bilgiler işaretlerle verilir. Bu işaretlere harita işaretleri ya da harita lejand ı denir.

Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

<<Önceki Sayfa |1/31|


PageRank Checking Icon

Performans-Ödevleri - dönem ödevi, hazır ödev - Blogcu download, indir, yükle, dinle, izle, ödevi, ödevini indir, ödevini yükle, ödevleri indir, ödevler yükle, indirsene, yüklesene, seyret, seyretsene, bedava izle, online izle, bedava dinle, online dinle, free. Beyaz Show